07 ANTALYA AHMED BİN OSMAN ŞERNUBİ HAZRETLERİ

Selam aleykum değerli dostlarımız, bugün ki yazımızda bir önceki yazımızın ardından sırasıyla yüce hak dostlarını yazmaya devam etme niyetindeyiz.  Nasip yüce haktan diyerekten bugün ki yazımızda Antalya’dan Ahmed Bin Osman Şernûbî hazretleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Kıymetli dostlarımız, Ahmed Bin Osman Şernûbî hazretleri kaynakların belirttiği ölçüde şu şekilde bizlere anlatılmaktadır. On altıncı yüzyılda yaşayan evliyâdan. İsmi Ahmed bin Osman'dır. Künyesi Ebü'l-Abbâs, lakâbı Şihâbüddîn'dir. Nesebi hazret-i Ali'ye ulaşır. Tarîkat silsilesi ise Şeyh Muhammed Şehâdî vâsıtasıyla Seyyid İbrâhim Burhâneddîn Düsûkî'ye dayanır. Mısır'ın Şernûb kasabasında doğduğu için Şernûbî nisbesiyle bilinir. Doğum târihleri hakkında ne yazık ki elimizde şimdilik bir bilgi bulunmamaktadır. Şernûb'da doğup büyüyen Ahmed bin Osman hazretleri, yedi yaşında koyunları otlatırken, ilâhî bir cezbeye kapıldı. Yüreğine Allahü teâlânın aşkı düşüp gece-gündüz ibâdetle meşgûl olmaya başlar. Muhterem annesinin vefatından sonra Mekke-i Mükerremeye gitti. Yedi yıl orada kalıp âlimlerle velîlerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Hac ibadetini îfâ edip, sevgili Peygamberimizin kabr-i şerîfini ziyâret etti. Yedi sene müddetle Mekke'de kaldı. Sonra 1538 (H.945) senesinde memleketi olan Şernûb'a döndü. Demenhûr'a giderek ibadetle meşgul olur. Bir gece rüyasında sevgili Peygamber efendimizi gördü. Peygamber efendimiz ona;

"Ey Ahmed! İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir."

şeklinde buyurdular. Bu emir üzerine İstanbul'a giden Ahmed bin Osman Şernûbî hazretleri Şeyh Nûreddîn'in huzûruna vardı. Evliyâ bir zât olan Şeyh Nûreddîn kendilerin görünce; "Merhaba ey Peygamber efendimizin emri ile gelen kimse! Merhaba ey derviş oğlu derviş!" şeklinde buyurdular.

Şeyh Nureddin’in iltifat ve ihsanlarına kavuşan Ahmet Şernubî hazretleri onun sohbet ve hizmetinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Bir müddet sonra hocasından aldığı icazet ve hilafetle memleketine döndü. Allahu Teâlâ’nın emir ve yasaklarını anlatarak insanların kurtuluşa ermelerini sağlamak hususunda gayret gösterdi. Pek çok kimse onun sohbetlerinde bulunarak istifade etti. Bir müddet sonra talebelerinden birkaç kişi ile birlikte İstanbul'a gitmek üzere yola çıktı. Mısır'ın Dimyat iskelesinden bir gemiye bindi. Günler süren bir yolculuktan sonra Antalya civârında bir yere çıktılar. Bu sırada ağır hastalığa tutulan Ahmed bin Osman Şernûbî arada on üç gün kadar iyileşti. Yolculuk esnasında uğradığı köy ve kasabalardaki insanlara vâz ve sohbetleriyle çok faydalı oldu.

Sevgili dostlarımız, Ahmet Şernubî Hazretleri 1538 yılında Antalya’da vefat etti. Vefat etmeden evvel yanında bulunanlara şu nasihati yaptı: “Her mü’min, Allahu Teâlâ’ya düşman olanları değil, İslâmiyet’e yapışanları sevmelidir. Bunu sözlerinde ve mümkün ise, hareketlerinde belli etmelidir. Asî ve fasıklarla arkadaşlık etmemeli, fıskı çok olanlardan, kaçınmalıdır. İslâm’a karşı duranları ve Müslümanlara düşman olanları sevmemek, bunları düşman bilmek farzdır.” Ahmet Şernubî Hazretleri çok cömert bir zattı. Maddî sıkıntısı olan, önce ona gelirdi. Talebesinden birinin fakir bir komşusu vardı. O adam bir gün bu talebeye gelerek; “Evlat, yüz dirhem borcum var, ödeyemiyorum, hocana söyle de bu parayı bana temin etsin. Ona çok dua ederim.” dedi. Talebe de, “Olur, söylerim.” dedi. Ve kalkıp hocasına gidiyordu ki, yolda başka fakirleri gördü. Onlar da giyecek bir şeyler istediler. Genç talebe onlara da olur dedi. Hocasının huzuruna geldiğinde sadece giyecek isteyenlerin durumunu arzetti. Yüz dirhem isteyen komşusunu unutmuştu. Hazret; “Peki evladım, ambardan giyecekleri al da götür ihtiyaçlılara ver.” buyurdu. Talebe, baş üstüne efendim, deyip tam çıkıyorken Hazret, az dur evladım dedi ve yüz dirhem para uzatarak, “Şunu da, o borçlu Müslümana ver. Borcunu ödesin de bize dua etsin.” buyurdu. O sabah erkenden vefât ettiği beldedeki câminin imâmı, Şeyh Ahmed bin Osman Şernûbî'nin vefât ettiği eve giderek; "Vefat eden Şeyh'in gaslini yıkamasını ben yapacağım. Çünkü dün gece rüyâmda Fahr-i kâinât efendimiz böyle emir buyurdu." dedi. Cenazesini yıkayıp namazını kıldıktan sonra, camii yakınında bir yere defnettiler. Allah (c.c.) kendisine rahmet eylesin. Âmin.

Değerli dostlarımız, bugün ki yazımızda Ahmed Bin Osman Şernûbî hazretleri hakkında bilgi vermeye çalıştık. Rabbimiz nasip ederse bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden yani 08 ARTVİN diyeceğiz. Selam ve dua ile.

Kaynaklar

1.         Akdeniz Âlimleri 1. cilt

2.         Osmanlı Âlimleri

3.         Ahmet Şernubî Hazretleri