RAMAZAN AYINDA TOPLU İFTAR SOFRALARI OLMASA DA HAYIR KAPILARI AÇIK.. -ERHAN BAYDAR-

-Salgın hastalık nedeniyle toplu iftarlar, davetler ve bir araya gelmeler olmasa da, bu ayın manevi ikliminde gönül ve hayır kapılarının sonuna kadar açık olduğunu unutmamak gerekir.-

Ramazan ayını geçtiğimiz yıl olduğu gibi Koronavirüs (Kovid-19) salgın hastalık nedeniyle kurallara uyarak geçireceğiz.

Toplu iftar sofralarının olmadığı, ibadetlerimizi sağlık kurallarına uygun şekilde yapacağımız Mübarek Ramazan ayı bütün sıkıntıların, hastalıkların ve musibetlerin son bulmasına vesile olsun İnşallah..

Ramazan ayı bolluk ve bereketin, ibadetler ve nefis terbiyesi kadar, sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın çok fazla olduğu bir aydır.

Salgın hastalık nedeniyle toplu iftarlar, davetler ve bir araya gelmeler olmasa da, bu ayın manevi ikliminde gönül ve hayır kapılarının sonuna kadar açık olduğunu unutmamak gerekir.

Bu sıkıntılı günlerde her zamankinden daha fazla hassasiyet göstermek, Yoksulları gözetmek, ikramda bulunmak, yardım yapmak ve gönül almak gibi sevap olacak iş ve davranışlar Ramazan ayının çok önemli hususlarıdır.

Dolayısıyla her yıl olduğundan farklı olarak, bu yıl daha da fazla duyarlılık göstererek, aylardır sıkıntıda olan esnafa, geliri kısıtlı ve olmayan ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışmalıyız.

Kısacası “Bazen Dil susar Gönül konuşur” misali Ramanzan ayı her açıdan da fırsattır.

Peygamber efendimiz (s.a.s.): Ramazan ayı için,

“- Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı.

O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Allah o ayda oruç tutmayı farz kıldı.

Geceleyin ibadet yapmayı (teravih namazı kılmayı) nafile kıldı.

O ayda bir hayır işleyen kimse, diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur.

O ayda bir farz işleyen ise, diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibi sevap alır.

O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir.

O, yardımlaşma ayıdır.

O ayda müminin rızkı bollaştırılır.

O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse, bu günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Oruçlunun sevabından da hiç bir şey noksanlaşmaz.”  buyurmuştur.

Bunun üzerine Ashab: "- Ya Rasûlallah! Hepimiz oruçluyu iftar ettirecek bir şey bulamıyoruz" deyince,

Peygamber efendimiz (s.a.s.): "- Allah bu sevabı, oruçluyu kuru bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt kaşığı ile iftar ettirene de verir.” diye buyurmuştur.

O nedenle, Oruç tutan Müslümanlarda şefkat ve merhamet duyguları gelişir, ahlak güzelleşir.

Oruç, kişiye sahip olduğu nimetlerin değerini öğretir, zorluklara karşı sabır ve dirayet kazandırır.

Özellikle sıkıntıların yaşandığı bu günlerde Ramazan ayını, “oruçluyu, kuru bir hurma veya bir yudum su ile iftar ettirme” anlayışı ile gösteriş, riya ve israftan uzak bir şekilde yardımlaşarak yaşamak gerekir.

Hastalıkların son bulması dileği ile Ramazan ayı mübarek olsun. Allah hayırları kabul etsin.. 

Cenab-ı Hak birlik, beraberlik ve sağlık içinde ibadetlerimizi yapmayı nasip eylesin.-Erhan BAYDAR-