6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Osmaniye, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis ve Adana illerinde büyük can ve mal kaybına neden olan, yaklaşık 54 bin insanımızın hayatını kaybettiği, 107 binin üzerinde kişinin yaralandığı ve on binlerce binanın yıkıldığı ASRIN FELAKETİ olarak tarihe geçen Depremin seneyi devriyesinde DEPREMİ ve Depremzedeleri unutmuyoruz.
17 Ağustos 1999’da İstanbul, Gölcük, Yalova, Kocaeli başta olmak üzere Marmara Bölgesinde 7.4 şiddetinde meydana gelen ve maddi manevi büyük zarara yol açan depremden sonra Türkiye’de Depreme karşı önlemler anlamında kanun ve yönetmeliklerde büyük değişiklikler yapılmış, uzmanlarca Depreme karşı her an hazırlıklı olunması gerektiği her vesile ile dile getirilmiştir.
Bu ne ilk, nede son olacaktır. Bu depremlerden ders ve korunmak amaçlı tedbirler alınması gerekir. Bilinen gerçek, “Deprem değil, tedbirsizlik öldürür.” Tedbirlerin başında ise sağlam binaların inşası gelmektedir.
1999 İstanbul depremi sonrası yapılarda mühendislik, beton kalitesi ve donatı anlamında güvenli binalar yapıldığı söylenebilir.
Ancak, Türkiye genelinde 1999 öncesi yapıların çoğunlukta oluşu ve sonrasında da ders alınmadan devam eden bazı yapılar, her an olası depremlerde sıkıntının olacağı korkusu yaratmaya yetmektedir.
O bakımdan, Sağlıklı yeni kentlerin oluşması için Kentsel dönüşüm projelerini hızlandırmak gerekir. Devlet desteğinin verildiği ve bu imkanın bazı kentlerde fırsata çevrilerek, bu konuda yoğun çalışmalar yapıldığı görülmektedir.
Kentsel Dönüşüm, Ekonomik açıdan çok kolay olmamakla birlikte, zaman kaybetmeden bir an önce uygulanması gereken en önemli projelerden biridir. Özellikle, inşaat teknolojisi ile hiç ilgisi olmayan çoğunluğunu derme çatma binaların oluşturduğu kentlerin, devlet desteği alarak dönüşüm projelerini uygulaması çok önemlidir.
Nitekim 2025 yılı büyük şehirlerde özellikle İstanbul’da dönüşümün büyük bir hızla devam ettiği gözlenmektedir.
Bu anlamda, Dönüşüme girmeyecek mevcut eski binaların ise mutlaka incelenerek sağlam olduklarına dair güvenilir raporlar alması gerekmektedir.
Devamlı vurguladığımız bir diğer önemli husus, bina tadilatlarındaki keyfiliktir.
Binalarda, yapılan tadilatlar kontrol altına alınmalı, her isteyen istediği gibi binalarda değişiklik yapmaya gitmemelidir. Tadilat adı altında binalarda kolonları kıran, taşıyıcı sistemleri tahrip eden anlayışın, yani kolay bina tadilatları ile sağlıklı binaları bile tahrip eden bu tür yanlışların ceza yaptırımları olmalıdır.
Bölgemizin de fay hattında olduğunu dikkate alınarak, yapı kalitesi ile sağlam yapılar ve yaşanabilir güvenli binalar inşa etmek gayretinde olmalıyız. Özellikle Devlet desteği olan Kentsel dönüşüm gibi projelerden yararlanmak gerektiğini iyi anlatmalıyız.
Her felaketten çıkarılacak bir ders olduğu gibi Her Depremden sonra da çıkarılan dersler olmuştur. O nedenle, Depremler her an olabilir. Önemli olan bu yaşananlardan ibret alarak, ihmallere mahal vermeden tedbirli olmaktır.
Allah, tüm insanlığı afetlerden, kaza ve belalardan muhafaza eylesin.
-ERHAN BAYDAR-
