Geçtiğimiz ay Türkiye’nin bal üretiminde dünya ikinciliğine yükseldiği yolunda haberler okuduk.
Haberlerde özetle, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın 2008 yılından beri uyguladığı teşviklerle, arıcılık ve bal sektöründe bal üretiminin yükseldiği ve Türkiye’nin dünya sıralamasında ikinciliğe oturduğu belirtilerek, 2011 yılında 35 bin 459 arı yetiştiricisine, yaklaşık 5 milyon kovan için 35 milyon lira destek ödemesi yapıldığı açıklandı.
Türkiye’de bal üretiminin bu verilere göre ne kadar kârlı ve ne kadar cazip olduğunu görmek mümkündür. Nitekim son günlerde pazarlama şirketlerinin yoğun rekabeti, bu konuda ciddi bir üretimin ve buna bağlı olarak güzel bir pazarın oluştuğunu göstermektedir.
TÜiK, Tarımsal Yapı istatistiklerine göre Ağrı’da 2005 yılında 5520 kovan ile 141 ton bal elde edilirken, 2008 yılında bu oran 181 tona çıkmış, daha sonraki yıllarda ise küçükte olsa artışlarla devam etmiştir. Son yıllarda Türkiye genelinde bal üretimindeki teşvik, destek ve artışın Ağrı ve ilçelerine ne ölçüde yansıtıldığını çok iyi bilemiyoruz. Ancak, bal üretiminin desteklenmesi ve bilinçli bir şekilde yapılması halinde Ağrı ve ilçelerinde büyük verim alınabileceğini unutmamak gerekir.
Ağrı yaylalarında elde edilen balın yıllardır şifa niyetinde tüketildiğini biliyoruz. Doğubayazıt’ın ishakpaşa Sarayı sırtlarında ‘Çiçek gul çam’ mevkiinde elde edilen dillere destan çiçek balı için il dışından bal üreticilerinin yüzlerce kovan ile bu alandan istifade ettiklerini unutmayalım.
insan sağlığı ve beslenmesi yönünden son derece değerli olan bala talep hiçbir zaman azalmamış devamlı artmıştır. Bu talep ve alt yapı olduğu sürece arıcılık cazip olmaya devam edecektir.
Bu konuda üreticilerin teşviklerden ve diğer imkânlardan yararlanabilmeleri için sık aralıklarla bilgilendirilmeleri gerekir. Çünkü üretici çoğu zaman konulara vakıf olmadığından bu fırsatlardan istifade edememektedir.
‘Gul-sosın’ ‘nane-kekik’ gibi yüzlerce bitki ile doğa harikası yaylalarımızda en kolay iş ve güzel bir kazanç kapısı olan arıcılıktan daha fazla istifade etmeliyiz. Fazla sermaye istemeyen, toplumun her bireyinin rahatlıkla yapabileceği, kısa sürede gelir elde edilebilen, istihdam ve üretim açısından verimli bir tarımsal faaliyet olan arıcılığın ilimizde kısa sürede yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için özel bir çaba göstermek gerekir. Çünkü arıcılık, en ucuz istihdam kaynağı olmakla birlikte, ekonomiye katkı sağlayan güzel bir tarımsal faaliyettir.. -Erhan Baydar-