Siyasetçiler, günlerdir sınırsız bir yarışa dönüştürdükleri miting alanlarında freni patlamış, geçtikleri her yeri adeta yıkıp döken, söz ve davranışlarla gerginlik ve tedirginlik yaratan görüntü sergilediler.
Halkın bu gidişatı tasvip etmediği ancak, zaman zaman üzülerek yadırgadığı ve bazen ciddiye bile almadığı bu seçim döneminin sonuna gelmek üzereyiz.
Tüm eleştirilere rağmen, demokratik bir seçim için 12 Haziran’da sandığa gidilecek ve seçmen hür iradesi ile oyunu kullanacaktır. Ancak, kısa süre kaldı dediğimiz seçimler arifesinde, söylenecek her sözün önemli olduğuna ve siyasetçilerin samimiyetine inanmak istiyoruz.
Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz ve özellikle tekrarlayıp, dikkat çektiğimiz, siyasetçilerden beklenen Doğu ve Güneydoğu politikalarında alt yapı anlamında yapacaklarından ziyade, barış ve huzurun getirilmesi için somut projeler üretmeleri ve hayata geçirilmesi yönünde çaba göstermeleri ve güven vermeleridir.
Seçimlere az kala, iktidar ve muhalefet partileri yaptıklarını ve yapacaklarını anlatacaktır. Yapılanlar ne kadar övülürse övülsün, Siyasi Partiler ne kadar vaatte bulunurlarsa bulunsunlar, hepsine Eyvallah.. Siyasetçi tabii ki, yaptığını da, yapacağını da söyleyecektir.
Ama, bölgemizde şu gerçeği kabul etmemiz gerekir ki, her seçim dönemi, umut ve heyecanın oluştuğu, bölge insanının barış ve huzur için “Bu soruna nasıl katkıda bulunabilirim?” dediği ve siyasetçilerden de bu anlamda, güven verici sözler beklediğini unutmamak gerekir..
Çılgın Projelerin açıklandığı seçim arifesinde, siyasilerden bölgemiz için HUZUR - BARIş ve KARDEşLiiiN yer aldığı, “”ÇILGIN” değil ama, gerçek “DEMOKRATiK ÇÖZÜM” içeren projeler bekliyoruz..