-Erhan BAYDAR-
Bir süre önce gerek iktidar ve gerekse muhalefetin ılımlı mesajlar vermesi ile sorunlara çözüm noktasında “Siyasi partiler bir araya gelecekler” diye beklenti içine girdik ve umutlandık.. Yeni yasama yılı ile TBMM’de gurubu bulunan partilerin, anayasa ile beraber Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan acı tabloya ve sorunlara çare arayacakları beklentisine girdik.
Ne var ki; Ak Parti kongresi, ardından TBMM açılışı ve son olarak Akçakale’de 5 yurttaşımızın ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan Suriye için sınır ötesi tezkere görüşmeleri, siyasilerin söz düellosu ve üslubu ile tansiyonu yeniden arttırmış oldu.
Sorunların çözüm beklediği bir dönemde, aklın mantığın kabul etmediği söylem ve üslupla toplumu geren, birbirini yaralayan siyaset kurumunun böyle bir tablo sergiledikten sonra, sorunlara nasıl çözüm bulacaklarını anlamak mümkün değildir..
Ülkede bir yangın var.. Bu yangını söndürecek, “Anaların gözyaşını dindirecek” dediğimiz siyaset kurumu, TBMM’nde anlaşma zemini aramak yerine, kavga ederek ve diyalog kapılarını kapatarak toplumda ümitsizlik yaratmaktadır.
Bir süre önce “Demokratik açılım” diye bir süreç başlatılmıştı. Her ne kadar bazı olumsuzluklarla kesintiye uğrasa da, bu sürece bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarından hatırı sayılır destek gelmişti.
Ancak böyle bir sürecin devam ettirilebilmesi, toplumun her kesiminden alınacak destek ile beraber siyaset kurumunun, çözüm noktasında bir araya gelmesi ile mümkün olabilir.
Ama ne var ki; Siyaset kurumu değil bir araya gelme, her gün yeni bir polemik üreterek, siyasi kavga ortamını daha da derinleştirmekte, dolayısıyla hem kuruma olan güven ve hem de beklentiler boşa çıkmaktadır.
Netice olarak Siyasi partiler, TBMM’nin yeni yasama dönemine gergin bir ortamda girmiş olsalar da, bir an önce uzlaşmacı tavır içine girmelidirler..
Bu kadar önemli sorun dururken, sorumsuzluk sergilemek kimsenin hakkı olamaz. O bakımdan, TBMM Yeni yasama döneminde siyasilerin barış dilini ön planda tutmaları gerekir. Siyasi aktörlerin, barışa ve huzura katkı sunacak güzel bir tablo ile görüşerek, tartışarak, fikirlere ve görüşlere saygı ile tahammül göstererek çare olmaları gerekir.
Önümüzdeki günlerde Mahalli Seçim çalışmaları başlayacaktır. Umut ederiz ki, Seçim havasına girilip “anaların gözyaşı..” unutulmaz, sorunlar görmezden gelinmez ve ötelenmez..
O bakımdan, yeni yasama döneminde diyalog ve hoşgörü kapısı açık tutulursa, hem yeni Anayasa ve hem de sorunların çözümüne katkılar sağlanmış olur..
Unutmayalım ki, Siyaset kavga yeri değil, sorunlara çözüm üretme yeridir.. -Erhan BAYDAR-