-Erhan BAYDAR-
14 Nisan ile 20 Nisan arasında kalan zaman dilimi, Kutlu Doğum Haftasıdır. Bu tarih, Peygamber Efendimizin doğumunun sene-i devriyesidir.
Bu yılda Kutlu Doğum Haftasını, okunan mevlitler, kur’an’lar, şiirler, ilahiler, verilen konferanslar, paneller ve televizyon programlarındaki çeşitli etkinliklerle kutladık ve kutlamaya devam ediyoruz.
1989 yılı, şanslı bir zaman dilimi olarak Kutlu Doğum Haftasının başlangıç yılı. O yıldan bu yıla kadar kutlana gelen, Kutlu Doğum Haftasından acaba ne kadar istifade edebildik. Bu soruyu düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Âlemlere rahmet olarak gelen, iyi bir ahlak üzere gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) Efendimizin, dünyayı şereflendirdiği sene-i devriyesinde yapılan etkinliklerin mutlaka hayatımıza yansımaları olmuştur. Ancak sadece mevlid dinlemek, kur-anı kerim dinlemek, şiirler, ilahiler v.b. güzel programlara katılmak yetmiyor. Bunları hayatımıza, yaşantımıza fiilen dökmemiz lazım. Onca kur-anı kerim yarışmaları, hadis yarışmaları yapılırken bir kez olsun bunları anlama yarışmaları da yapmamız gerekir.
Habib-i Kibriya’nın hayatını, sünnetini uygularsak, içinde olduğumuz sorunların hiçbirinin kalmayacağına inanıyorum. Bu güzel günler de bunları anlamamız için çok büyük fırsatlardır.
Sevgili Peygamberimiz (SAV)’den hangi vesile ile olursa olsun bahsetmekten, o’nun ismi şerifi anıldığı zaman salâvat getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Buna sebep olacak çalışma ve toplantıları da içtenlikle alkışlıyoruz. Allah (c.c.) cümlemizi, sevgili Peygamberimizin şefaatine layık ve nail olacak kullarından eylesin. (AMİN!)
-Erhan BAYDAR-
Rûhum sana âşık, sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil, âlem sana kurbandır Efendim.
Ecrâm ü felek, Levh u kalem, mest-i nigâhım,
Dîdârına âşık Ulu Yezdân’dır Efendim.
(Ali Ulvi KURUCU)