Erhan BAYDAR

Tarih: 23.01.2011 00:00

ALKOLLİü ݝÇKݝLER ve TARTIşILAN Yİ?NETMELݝK..-

Facebook Twitter Linked-in

Son günlerde, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun yayımladığıTütün Mamulleri ve Alkollü içkilerin Satışına ve sunumuna ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik,” kamuoyunda büyük tartışmalaraneden oldu.

Böyle bir çalışmanın yapılış gerekçeleri yönetmelikte yer almasına rağmen, yorum ve eleştiriler tartışmanın boyutunu büyüttü.

Yönetmeliği hazırlayan Kurum ve ayrıca Hükümet, bu uygulamanın içki yasağı değil, “Anayasa hükümleri gereğince, gençlerin alkol bağımlılığından korunması ve bazı tedbirlerin alınması” ile ilgili bir sınırlama olduğunu özellikle açıkladı.

Bu açıklamalara rağmen çeşitli gerekçelerle tartışma boyutu büyütüldü, içki yönetmeliğinin neleri kapsadığı ve neler getirdiği, ne gibi yenilikler içerdiği hiç tartışılmadan “içki yasaklanıyormuş” gibi lanse edildi.

Bu tür tartışmalar yapılırken, iyi bilmediğimiz bazı konular ve rakamlar hakkında bilgi edinmiş olduk. Bu anlamda tartışmanın faydalı olduğunu da söyleyebiliriz.

Siyasilerin ve bazı çevrelerin, bu konuda olumlu veya olumsuz olarak toplumu geren, çarpıtan görüş ve düşüncelerini bir tarafa bırakarak, içki ile ilgili yönetmeliğin hazırlanmasına gerekçe olan nedenlere rakamsal olarak göz atalım.  

2003 yılında 505 milyon litre olan alkollü içki satışları, 7 yıl içinde 1 milyar 396 milyon litre artarak, 1 milyar 902 milyon litreye ulaşmış. Rakamlara göre 7 yılda alkol tüketimi ülkemizde yüzde 133 artmış.  Araştırmalara göre dikkat çeken önemli bir tespit; Türkiye’de alkol kullanma yaşı 11’e kadar düşmüş.

Tüketiciler Birliği ve Yeşilay tarafından yapılan araştırmalar, alkole karşı sıkı bir önlem alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

Yeşilay ve Tüketiciler Birliğinin bir başka araştırmasına göre, Türkiye’de alkole başlama yaşı 11’e kadar düşerken, ilköğretimde yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranı da yüzde 15′in üzerine çıkmış.

Bu arada araştırmalara göre, kazaların yüzde 60’ı, işe gitmeyenlerin yüzde 60’ı, Eşlerini dövenlerin yüzde 70’i, intihar edenlerin yüzde 58’inin sebebi alkol.       

Bu rakamlara bakıldığında, insan sağlığına sayılamayacak kadar zararlı olan alkollü içkinin, Satışında ve sunumunda usul ve esasların olması kadar doğal bir şey olamaz.

Kaldı ki, yukarıdaki rakamlar hem ürkütücü, hem de düşündürücüdür. Türkiye’de Alkole başlama yaşının 11’e kadar düşmesi, son 7 yıl içinde içki satışlarının yaklaşık 1.4 milyon litre civarında artış göstermesi nasıl ve ne ile izah edilebilir.

Böylesi önemli bir konuda bazı tedbirlerin alınması, belli sınırların konulması gereklidir. Ne var ki; siyaseten tartışma, bazen konuları başka boyutlara kaydırılabiliyor.

Netice olarak, alkol ve insan sağlığını tehdit eden zararlı maddeler ile ilgili tedbirler her zaman alınmış, alınmaya devam edecektir. Sağlıklı bir toplum için buna mecburuz. “Sağlıklı toplum istiyorsak, Sağlığı bozacak kötü şeylerden uzak durmalı, Bu konuda alınacak iyi niyetli kararları ve bireyleri koruyacak düzenlemeleri önemseyip desteklemeliyiz.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —