Erhan BAYDAR

Tarih: 18.04.2011 00:00

ADAYLIKTA KRݝTER NE OLDU?..

Facebook Twitter Linked-in

-Erhan BAYDAR-


Siyasi Partilerin 12 Haziran 2011 Milletvekilliği Genel Seçimleri için belirlediği adaylar çokta sürpriz olmadı. Çünkü, Seçimlere halen mevcut Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu ile gidildiği sürece, Genel Başkanların ve yakın arkadaşlarının belirlediği kişiler Aday olmaya devam edecektir. Dolayısıyla Türk Siyasetinde, Liderlerin tayin ettiği siyasetçilerin söz sahibi olması devam edecektir. Bu bakımdan, adayların açıklanmasını sürpriz olarak karşılamak yanlış olur.


Bir önceki “Ağrı’da temayül rüzgarı..” başlıklı yazımda belirttiğim gibi, “Siyasi Partiler, seçim dönemlerinde sıkıntılı olunan illerde, duruma göre ön seçim, merkez yoklaması ve temayül yoklaması gibi yöntemler uygulamakta, güya demokratik uygulama yapıldığı gösterilmeye çalışılmaktadır.”  demiştim. Oysa, Demokratik olunabilmesi için geniş tabanlı bir ön seçimin olması, bununda kanunlarla belirlenmesi gerekir.


Son Milletvekili aday belirlemelerinde de, Genel Başkanların ve kendine yakın ekiplerinin bu çerçeve içinde tasarrufları olmuştur. Beğenilir veya beğenilmez, bu yetki kişilerde olduğu sürece, aday belirlemede kriter, adaylardaki temsil kabiliyeti ve liyakatten ziyade, Genel Başkana ve Genel Merkeze yakınlıkla ilgili olacaktır.


Önceki seçimlerde az rastlanır ama bu seçimlerde Ak Parti ve CHP’de uygulanan bazı adaylar, şaşkınlık yaratmış ama yine de sürpriz olmamıştır.


Örneğin CHP, Partinin önde gelen politikacılarını, Baykal’cı, Sav’cı diye saf dışı bırakırken, Ak Parti, bilhassa Doğu ve Güneydoğu adaylarında marka isimleri liste dışı bırakabilmiştir.


Netice olarak, bütün partilerde taban ve seçmen, bir süre itiraz etmiş olsada, bir şekilde sandığa gidip oylarını kullanacaklardır.  Ama bu sistemle, seçim barajında olduğu gibi, aday belirlemesinde de hakkaniyet olduğunu söylemek mümkün değildir…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —