Erhan BAYDAR

Tarih: 10.10.2011 00:00

SݝYASET Çİ?ZİüM İüRETMEK YERݝDݝR!

Facebook Twitter Linked-in

iki yıl önce “Demokratik açılım” diye bir süreç başlatılmıştı. Bu süreç Kürt sorununun çözümü için umutları yeşertmiş, sevinç yaratmıştı.

O tarihlerde, Siyasetin çözüm üretmede irade sergilemeye başlaması, şiddete karşı demokratik kanalların açık tutulma eğilimi, Sivil Toplum kuruluşlarının destek mesajları bir anda bu umut ve beklentileri güzel bir iklime büründürmüştü.

Ama ne var ki, bir süre sonra çeşitli olumsuzluklar yanında Kürt sorunu, 12 Eylül 2010 Anayasa referandumu ve hemen ardından 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimleri öncesi maalesef siyaset malzemesi yapılmıştır. Referandum ve seçim propaganda dönemlerinde özellikle siyasilerin sert politikaları ile iktidarın seçim kaygıları, bazı kararlardan geri adım atılmasına neden olmuştur. Ancak, seçimler sonucu Ak Parti yeniden yüzde 50 gibi olağanüstü büyük bir oy almıştır. Onun için Ak Partinin ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “demokratik açılım” konusundaki önceki mesaj ve düşüncelerinin arkasında durup bu konuyu istikrarla devamı gerekir.

28 Eylül 2011 günü TBMM’de yapılan birleşimde yemin etmeyen milletvekillerinin yemin etmesi ile yeni yasama yılı başlamıştır. Meclis bundan böyle eksiksiz yasama görevini sürdürmeye devam edecektir. şimdi Anayasa değişikliği için uzlaşma komisyonu kuruluyor. Bu kapsamda Ak Parti, yapılacak yeni Anayasa için Siyasi Partilerle görüşmeler yapıyor, yapmaya da devam edecektir. Geçen hafta yapılan görüşmelere bugün Ak Parti heyetinin BDP’yi ziyareti ile devam edilecek. Başbakan Erdoğan’ında “Siyasette müzakere”ye ağırlık vererek, gerek bu görüşmelerde ve gerekse meclis oturumlarında partilerin sıcak temasına yardımcı olması ve Başbakan olarak görüşülmesi gereken hallerde, parti ayırımı yapmadan, parti ve milletvekillerinin görüş ve düşüncelerini alması ve sıcak mesajlar vermesi gerekir. Meclisin en önemli gündemini oluşturan Anayasa ile ilgili görüşmeler devam ederken, siyasi aktörler, yani iktidar ve muhalefet uzlaşma sağlayabilme çabası içinde olmalıdır.

O bakımdan Yeni yasama döneminde Mecliste siyasilerin barış dilini ön planda tutmaları gerekir. Siyasi aktörlerin sorunları görmezden gelmek yerine, barışa ve huzura katkı sunacak güzel bir tablo ile görüşerek, tartışarak, fikirlere ve görüşlere saygı ile tahammül göstererek çare olmaları gerekir.

Yeni Anayasa görüşmeleri vesile olur diyalog ve hoşgörü kapısı açık tutulursa, hem Anayasa ve hem de sorunların çözümüne katkılar sağlanmış olur.. Unutmayalım ki, Siyaset kavga değil, çözüm üretmek yeridir..

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —